YASA GÖRÜŞMESİ MECLİS TUTANAĞI

08 Haziran 2017 Perşembe, 18:32
YASA GÖRÜŞMESİ MECLİS TUTANAĞI

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
23. Dönem 2. Yasama Yılı
135. Birleşim 24/Temmuz /2008 Perşembe


25’inci madde üzerinde üç adet önerge vardır, okutuyorum:


Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan Tasarının 25’inci maddesi ile değiştirilen 30/4/1992 tarihli ve 3797 Sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun ek 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Şenol Bal Erkan Akçay Behiç Çelik
İzmir Manisa Mersin
K. Erdal Sipahi Necati Özensoy
İzmir Bursa
“Özürlü sağlık kurulu raporu düzenlemeye yetkili sağlık kurum veya kuruluşlarınca verilen sağlık kurulu raporuyla asgari yüzde 20 özürlü olduğu tespit edilen ve özel eğitim değerlendirme kurulları tarafından da eğitsel değerlendirme ve tanılamaları yapılarak 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında açılan özel eğitim okullarında verilen örgün ve destek eğitimi ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde verilen destek eğitimini almaları uygun görülen; görme, işitme, dil-konuşma, spastik, zihinsel, ortopedik veya ruhsal özürlü bireylerin; eğitim giderlerinin her yıl Maliye Bakanlığınca belirlenen miktarı, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır.”

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 269 sıra sayılı Kanun Tasarısının 25 inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.


Nurettin Canikli Mustafa Elitaş Mehmet Zafer Üskül
Giresun Kayseri Mersin
Egemen Bağış Cahit Bağcı Metin Kaşıkoğlu
İstanbul Çorum Düzce
Orhan Erdem Gülşen Orhan
Konya Van

MADDE 25 – 3797 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 3 – Özürlü sağlık kurulu raporu düzenlemeye yetkili sağlık kurum veya kuruluşlarınca verilen sağlık kurulu raporuyla asgari % 20 özürlü olduğu tespit edilen ve özel eğitim değerlendirme kurulları tarafından da eğitsel değerlendirme ve tanılamaları yapılarak 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında açılan özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde verilen destek eğitimini almaları uygun görülen; görme, işitme, dil-konuşma, spastik, zihinsel, ortopedik veya ruhsal özürlü bireylerin; eğitim giderlerinin her yıl Maliye Bakanlığınca belirlenen tutarı, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır. Bu özürlü bireylerin, özür grupları ve dereceleri ile özür niteliğine göre eğitim programlarının kapsamı ve eğitim süreleri, Özürlüler İdaresi Başkanlığının görüşü alınmak suretiyle Bakanlıkça hazırlanacak ve bu Kanunun yayımını izleyen 6 ay içinde yürürlüğe konulacak yönetmelikle belirlenir.

Söz konusu eğitim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarlar, iki katı ve kanuni faiziyle birlikte ilgililerden müteselsilen geri tahsil edilir. Bu fiillerin özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri tarafından tekrarı hâlinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir.”

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 269 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 25 inci maddesinin Tasarı metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

M. Akif Hamzaçebi Bülent Baratalı Tekin Bingöl
Trabzon İzmir Ankara
Gürol Ergin Hüsnü Çöllü Enis Tütüncü
Muğla Antalya Tekirdağ
Tayfur Süner Atilla Emek Nevin Gaye Erbatur
Antalya Antalya Adana
Esfender Korkmaz
İstanbul
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Sayın Hükûmet?
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Eskişehir) – Katılmıyoruz.
BAŞKAN – Önerge sahipleri adına Sayın Tekin Bingöl.
Sayın Bingöl, buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)

TEKİN BİNGÖL (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 269 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 25’inci maddesinin tasarı metninden çıkarılması üzerine verilen değişiklik önergesi hakkında söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlarım.


Değerli milletvekilleri, 25’inci madde engelli çocuklarımızın eğitimini yeniden düzenleyen bir madde. Takdir edersiniz ki engelli gruplarının eğitimi çok özel, çok pahalı ve donanımlı kurumlar tarafından yapılması gereken bir eğitim; özel yayınlar, özel eğitmenler, özel kurumlar, hatta özel ulaşım araçları bile gerektiren bir eğitim gerektirmekte.

Hâl böyle iken özürlü vatandaşlarımızın, özürlü çocuklarımızın ailelerinin bu eğitimi kendi olanaklarıyla sağlaması da son derece güç. Bu nedenle, sosyal devlet olma anlayışı ilkesinden hareket ederek 1988 yılında, Sosyal Güvenlik Yasası kapsamında çalışan ailelerin özürlü çocuklarının eğitimiyle ilgili masrafların ilgili kurumlarca ödenmesi karar altına alınmış ve bu konuda bir adım atılmış. Yine 2005 yılında sosyal devlet olma anlayışından hareketle Özürlüler Yasa Tasarısı içerisinde bir düzenleme yapılarak engelli çocuklarımızın eğitimi için özel eğitim kurumları ile özel eğitim destek ve rehabilitasyon merkezlerinden eğitim almaları sağlanmıştır. Bu üç yıllık süre içerisinde pratikte bazı sorunlar yaşanmakla birlikte özürlü çocuklarımız bu eğitim olanaklarından yararlanmışlar. Ancak bu düzenleme ile maalesef geriye gidiş söz konusu olmaktadır.

ğerli milletvekilleri, bu madde iki gerekçeyle tasarıya alınmış. Bunlardan bir tanesi, tasarruf amacı ki Maliye Bakanlığı da buna katıldığını belirtiyor. Bir diğeri ise haksız kazancın önlenmesi. Şimdi, tasarruf amacı ile engelli çocuklarımızın eğitiminden kısıtlama yapmayı anlamak son derece güç. Ülkemizde tasarruf yapılması gereken o kadar farklı fasıllar var ki. Vergi kaçaklarının yüzde 1’i dahi önlense özürlü çocuklarımızın tamamının eğitiminde yapılacak tasarrufu karşılayacak büyüklükte. O nedenle, özürlü çocuklarımızın eğitiminden tasarruf yapmak son derece yanlış bir uygulama. Kaldı ki en basit maliye kitabında bile vatandaşların eğitim ve sağlıklarıyla ilgili yapılan harcamalar gelecek kuşaklara olumlu etkiler yapacağı için kalkınma yatırım carisi olarak öngörülür. Dolayısıyla, engelli çocuklarımızın eğitiminden tasarruf yapmak son derece yanlış bir uygulama. Haksız kazancın önlenmesi ile ilgili durum ise böyle bir yasanın geriye götürülerek kazanılmış bir hakkın daha da geliştirilerek, aksayan ya da pratikte yaşanan sorunların giderilerek daha da fazla yarar sağlamasının sağlanması gerekirken, bununla ilgili denetim ve kontrol mekanizması ciddi bir şekilde uygulanarak ortadan kaldırılması söz konusu iken, maddenin ve uygulamanın geriye götürülmesi son derece yanlış bir başka uygulama.

Değerli milletvekilleri, bizim de imza attığımız Avrupa Sosyal Şartı’nın 15’inci maddesi, yaşlıların ve engellilerin sağlık, eğitim ve benzeri konulardaki harcamalarıyla ilgili çok net düzenlemeler getirmiştir. Kesinlikle, engelli vatandaşların toplumla barışık hâlde olmasını, ekonomik hayata katılmalarını sağlamak amacıyla hiçbir şekilde bir kısıtlama ve bir kıstas getirilemez diye çok net tespitler vardır bu şartta ve bu şartta bizim de imzamız var.
Bugün Türkiye nüfusunun 8,5 milyonunu teşkil eden engelli vatandaşlarımızın, istihdam konusundaki orana baktığımızda, toplam nüfustaki yüzde 10,5 işsizlik oranıyla, 8,5 milyon engelli vatandaşımızın işsizlik oranını kıyasladığımızda arada büyük bir fark olduğunu görürüz. Toplam nüfustaki yüzde 10,5 işsizlik oranı, engelli vatandaşlarımızla karşılaştırdığımızda yüzde 15,49’a ulaşmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun Sayın Bingöl.
TEKİN BİNGÖL (Devamla) – Teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlar, bu çok yüksek bir orandır ve bu oran, Avrupa’nın hiçbir ülkesinde yoktur. Biz eğer böyle düzenlemeler yaparsak, engellilerin eğitimiyle ilgili geriye gidişi sağlayacak düzenlemeler yaparsak, bu istatistiki rakamları geriye döndürmemiz mümkün değildir. Burada aslolan, engelli vatandaşları evlerinden, odalarından çıkararak, kaderleriyle baş başa bırakmanın yerine onları hayatla barışık hâle getirerek, onları toplumsal hayata uyumlu hâle getirerek yaşamlarını sağlamaktır, aslolan budur. Bu nedenle, tasarı metnindeki 25’inci madde kesinlikle metinden çıkarılmalıdır. Bu metin, özürlülere yapılacak olan en büyük haksızlıktır.
Dolayısıyla, vermiş olduğumuz önergenin, tasarı metninden çıkarılmasını uygun gören önergenin tarafınızdan destekleneceğini umut ediyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)


BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bingöl.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.
Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 269 sıra sayılı Kanun Tasarısının 25 inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Nurettin Canikli (Giresun) ve arkadaşları

MADDE 25 – 3797 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 3 – Özürlü sağlık kurulu raporu düzenlemeye yetkili sağlık kurum veya kuruluşlarınca verilen sağlık kurulu raporuyla asgari % 20 özürlü olduğu tespit edilen ve özel eğitim değerlendirme kurulları tarafından da eğitsel değerlendirme ve tanılamaları yapılarak 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında açılan özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde verilen destek eğitimini almaları uygun görülen; görme, işitme, dil-konuşma, spastik, zihinsel, ortopedik veya ruhsal özürlü bireylerin; eğitim giderlerinin her yıl Maliye Bakanlığınca belirlenen tutarı, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır. Bu özürlü bireylerin, özür grupları ve dereceleri ile özür niteliğine göre eğitim programlarının kapsamı ve eğitim süreleri, Özürlüler İdaresi Başkanlığının görüşü alınmak suretiyle Bakanlıkça hazırlanacak ve bu Kanunun yayımını izleyen 6 ay içinde yürürlüğe konulacak yönetmelikle belirlenir.
Söz konusu eğitim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarlar, iki katı ve kanuni faiziyle birlikte ilgililerden müteselsilen geri tahsil edilir. Bu fiillerin özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri tarafından tekrarı halinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir.”

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) – Uygun görüşle Genel Kurulun takdirine bırakıyoruz.
BAŞKAN – Hükûmet?
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Eskişehir) – Katılıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Önerge sahipleri adına Sayın Orhan Erdem, Konya Milletvekili.
Buyurun Sayın Erdem. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
ORHAN ERDEM (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle AK PARTİ grubu adına hepinizi saygıyla selamlarım.

Söz konusu önergemizde bu engelliler üzerinde yapılacak eğitim ve bunların ödemeleriyle ilgili bazı konularda engelli bireylerin ailelerinde, çeşitli kurumlar, kuruluşlar bize birçok fakslar ve
heyetlerin geldiği konularda sıkıntılar vardı. Bir yanlış anlama olduğunu anladık. Değerli Bakanımız ve ilgili bürokratlar çok ciddi çalışmalarla, aslında ileriye gidiş ve bu konuda gelinen noktanın 2005’ten bu yana çok daha ötesinde hizmetlere açık olduğunu hükûmetimizin gösterecekti, bunu da sabitlemiş olduk.
2006 Haziranında engelli bireylerin eğitimlerinden doğan ödemeler başlamıştı, 2008 yılına geldiğimizde 780 olan kurum sayısı, rehabilitasyon ve eğitim veren okul sayısı 1.746 oldu özelde. Devletin de ayrıca okulları var ve 82 bin eğitim alan engelli birey sayısı da 195 bine çıktı ve yaklaşık bir 100 bin daha bu konuda eğitime alınacak öğrenci olduğu tahmin ediliyor.

Bu maddeyle, spastik özürlülerin de eğitimi sağlanmış oluyor. Yine, özürlü çocuk yerine, özürlü birey kavramı getirilmekte. Ayrıca, önceden eğitimi almada yüzde 40 olan özür derecesi de yüzde 20’ye inmekte. Konuşma bozukluklarında yüzde 14. Bunun da Sağlık Bakanlığından yüzde 20’ye çıkarılmasıyla o sorunu da gidereceğimize inanıyoruz.

Şimdi Bakanlık bu kanundan sonra altı ay içinde modül programlar hazırlayacak ve eğitimi daha da güzel bir şekle getirecek. Zaten biz 2005’ten bu yana bu alanda -demin konuşmacı vekilimizin dediği gibi geriye gitme falan değil- ne kadar ileriye gittiğimizi hepimiz biliyoruz. Evde bakımdan, evde eğitiminden, engellilerin taşınmasından, okulların ona göre düzenlenmelerinden, görme engellilere -biraz önce Bakanımızla konuştuk- iki yüz kırk çeşit kitap basımından ve sokağa çıkardığımız bu gerçekten hem eğitime hem sevgiye, her türlü hizmete layık kesimin nereden nereye geldiğini biliyoruz. Özürlü maaşlarını geriye çektik yaş olarak. Yüzde 40 ve yüzde 70 arasındaki özürlülere yaklaşık 150 milyon, yüzde 70 üzerini 246 milyona çıkardık. Yine demin de bahsettim, bakma noktasında sıkıntılı ailelerin evlerindeki çocuklarına bir asgari ücret bağladık. Yine eğitim için hem bireysel eğitim hem grup eğitimi için ayda 406 milyon, 195 bin çocuğumuza ödemeler yaptık.

Biz, bu konuda AK PARTİ olarak ne yaptığımızın farkındayız ve bu kesimin, tekrar tekrar ediyorum, çok daha iyilerine layık olduğunu da biliyoruz. Çünkü engelli bireylerin ve ailelerinin durumuna baktığımızda, yüzde 99’unun ekonomik açıdan çok zor yaşadıklarını biliyoruz. Kısacası, hem iki buçuk yıllık süreç içerisinde eğitim almaya başlayan ve artmakta olan engelli bireylerin daha iyi eğitim almaları hem hızla çoğalan bu konudaki eğitim veren eğitim kurumlarının da içinde yanlış yapanların yaptıkları maddi hatalarda veya bilerek yaptıklarında 2 katı cezayla bunu tekrar etmeleri hâlinde kapatma getirerek de doğru iş yapanları da ödüllendirmeyi hedeflemekteyiz.
Ben, Millî Eğitim Bakanlığının, Maliye Bakanlığının, Özürlüler İdaresinin bu konudaki ilgili bakanların hepsinin bugüne kadar yaptıkları bu hizmetlerden dolayı kendilerine bürokratlarıyla birlikte teşekkür ediyorum. İnşallah çok daha iyilerini yapmak bizim hükûmetlerimize ve AK PARTİ’ye nasip olacaktır diyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Erdem. Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.


Saygıdeğer milletvekilleri, biraz önce kabul edilen önergeyle 25’inci madde tümüyle değiştirilmiştir. Bu nedenle, aynı maddede değişiklik öngören İzmir Milletvekili Şenol Bal ve arkadaşlarının önergesini işleme koyma imkânı kalmamıştır. Önergeyi bu nedenle işlemden kaldırıyorum.


25’inci maddeyi kabul edilen önerge doğrultusunda oylarınıza arz ediyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

bursa escort bayan beylikdüzü escort bayan bursa escort bayan istanbul escort bayan istanbul escort bayan mersin escort escort kayseri escort bayan kocaeli escort bayan atasehir escort bayanlar istanbul escort